Tuesday, June 26, 2007

ich bin ein reutlinger! (doğru mu ki bu?)

Heyecanlı gelişmeler, gelişmesi önemli olmayan heyecanlar oluyor. Ama şimdi bunlardan bahsetmeyeceğim. İstesem bahsederdim! Neyse, sapmayalım.

O değil de, geçen gün hayaımda ilk kez ütü yaptım. Gömlek ütüledim filan. Garip bişi valla. Bayağı da karışık bişi. Atom mühendisi olarak (harbiden öyleyim la') çözemedim tam. Bi tarafı ütülerken diğer taraf bozuluyo, Düzelitrken, diğer taraf gidiyo. Paradoks bir nevi, nedense duymadım şimdiye kadar hiç...

Her gün traş olmak da yorucu bi aktivite, neyseki günlük duşumla entegre ettim bu olayı, böylece cildi minimum tahrişle kurtarabiliyorum. Bunu da herkes düşünemezdi zaten.

Zekamdan bahsetmişken bugün yanlış otobüse binip 1 saat gezdim. 1,5 saat süren bir ring hatla bindiğim duraktan 25 dakika uzaktaki ofise gidecekken, ters yöndeki ring e binince olay 1 saat sürdü.
Bu gecikme yüzünden 15 dakika geç kalacaktım toplantıma, ama telefonu adamın yanımda yok. HR'daki kadını aradım. Dedim ki; "Benim Möller'le toplantım var 16da ama geç kalacağım kendisine ulaşamadım ve telefonu yanımda değil, bana extensionını verir misiniz?"
Kadın birden;
"Ama nasıl toplantı yaparsınız, daha sizin çalışma izniniz yok, şirket binalarına girmemeniz gerekiyor. Onunla da görüşemezsiniz, bu yüzden size telefonunu veremem onun."
Oha diip kapatırken alman milletinin kurallara uyma dallamalığı önünde bir kez daha, eğilmedim tabi. Küfretmek daha mantıklı!

Almanlar garip millet.

Bir de İsveç'teyken, son bir hafta gidiyoum şimdi alışveriş yapmıyayım diye son haftamda sadece hazır yemekler, single-serving meals yiyyodum. O zamandan beri dün ilk kez yemek yaptım. Bir aydan daha uzun! vay be! Bolonez soslu spagettinin kralıyım.

NP:Megadeth - This was my life

I'm clear (to work, shit!)

Evet efendim, Bosch HR'dan aldığımız bilgiyle öğrenmiş bulunuyoruz ki çalışma iznimiz hazırmış. Yarın gidip alacağım ve diğer belgeleri de hazırlayıp kontratımı halletmeye gideceğim. Resmi olarak işe başlamam da perşembe sabahı olacak (booyaah!).

I am the intern, fear me!!

-"dude I'm so well paid, I drink Beck's everynight"

NP:Megadeth - Sweating Bulltes

Friday, June 22, 2007

evet mobiyasız odamda malak oturduğum 2. hafta olacak 1 2 gün içinde. gerizekalı almanlar hala çalışma izni verecek. dünyada türkiyeden beter bürokrasisi olan bi bu gerizekalılar var. o.ç'ları ilk başta zaten "isveç'e git ordaki alman kosnolosluğundan izin al" demişlerdi. işte araya bosch'un girmiş hali bu. ulan çalışma izni çıkarmak ne kadar sürebilir. snaki milyon euro kazanıcam. 3 kuruşluk 6 aylık bi staj için cidden çekilmez bu çile. şimdi istanbulda olmayı o kadar yeğlerdim ki...

tabi bunu anlayan var mı...

hiç sanmıyorum. i hate this. ev sorunu da başka alem, diğer salak belgelerin de saçma sebeplere takılması. saçma almanların alakasız belgelerin biri olmadna diğerlerini vermemeye yanaşmaması, farklı kurumlar ve ayrı prosedürle çıksalar da iki alakasız belge için bi taraf x olmadan y'yi vermem derken diğer taraftan y olmadan x'i vermem diyolar. e ebenizin ki ama...

bu haftaya da yetişmemiş belgeler. o yüzden benim işe başlama tarihimi 1 temmuza aldılar....

ya madem hiç bi haltı beceremeyip benim kontratımın hatını bile salak stajerlere yaptırıyosunuz sona kız bana pzts sabahaı işe başladam gel imzalarsın diyo, gidince de 50 belge eksik... o zaman nedne o saatte gel diyosun gerizekalı, biliyosunuz durumumu ....

sonuç şu ki ay sonunda zkerim işini de diip basıp gidicem istanbula o olacak ama bakalım katlanıyorum, nereye kadar....

it's fucking boring in germany! and the time is running out...





NP: muse - time is running out

Tuesday, June 12, 2007

Ev bilmecesi, a.k.a. "ben bir bok yedim ama..."

Güney Almanyadaki Reutlingen'e İsveç'ten kara yolunu hiç bırakmadan bir şekilde vardığımı anlatmıştım. Şimdi geldik bu Reutlingen'de nerede kalınacak olayına. Efendim, benim iletişimde olduğum kişi Peter Möller diye bir amca Bosch Sensortec'de. Bu kişi bana daha mart ayında biz ev işini halledicez demiş olsa da benim yola çıkmama 15 gün kala henüz kendisine "noldu ev işi" dediğim maili yanıtlamamıştı. Ben de über-panik bir insan olarak kendime bir ev kiralamıştım. 10 gün önce bana LaRue ismli ev bulma şirketinden Barbara diye bi hatunla görüşmemi söyleyen bir mail attı. Bende bu bayana aynen dedim ki;

I'm starting on the 18th of June as a trainee. I won't be at the main Robert Bosch Plant building but I'll be in the BST building. I have already rented a room in the city center, but If you would offer me a place closer to the BST building or simply a better place I can take it from the start of July I guess.
Bunun üzerine hatun bana ben sana bir ev buldum şu adreste dedi. Ben de tamam Reutlingen'e gidince oraya giderim dedim; hatta pazar akşamı gitme ihtimalim olduğundan buna göre de bi ayarlama yapmasını söyledim saolsun bunu da yapmasına rağmen pazartesi günü yolla çıktım ben. Neyse olanları şuşekilde dile getireyim;

Dear Ms. Barbara Rüter,

I kindly ask you to cancel the reservation you made for me at Gottfried Keller Strasse.

As you may know, I have arrived Reutlingen yesterday. I went to the house you have arranged for me and talked to the owner of the room, around 3pm. I have left my luggage and left the house. As I have told you earlier I had found another place, in Metzger Strasse. I checked that room. After making a comparison between the two places I also asked for the advice of Bosch Human Resources ( Ms.Judith Bock). After talking to her I decided to pick the room that I found. I went back to the house provided by LaRue at 6pm, explained the owner of the house-the old lady- the situation as far as I could in German, and she said ok. I picked up my luggage and and came to the flat that I have found, which is cheaper and much more central. Therefore, I would like you to cancel the reservation.

Best Regards,
Bunun üzerine çotanak diye şöyle bir mail yedim kafama;

Hello Mr Tuter,

sorry, but you fixed the reservation of 6 month. Of Course you are able to cancel the reservation. We will try to find somebody as soon as possible.

Until this time you has to pay the agreed rental fee. Be sure that we will search for a solution.

By the way you did not told us something about comparing something. And again we prepare everything for the weekend. We allways offer a solution if you feel not comfortable with the apartment but than you have to talk to us first and than we try to find an other apartment. I am also a little bit surprised that Mrs Judith Bock as a Praktikant at Bosch is able to tell you something about our agreement.

When we are able to meet you?

Mit freundlichen Grüßen,

xxxxxxx


Şimdi, ben bu hatuna o ilk maili yolladım, hani dememiştim diye. Bildiğim kadarıyla şimdi ortada imzalı bişey de yok eğer Peter amcam -ki bütün mailler kendisine Carbon Copy (CC)'lendi- bir yere imza atmamışsa. Eğer imzalı bir şey varsa sanırım ben bu LaRue şirketinin bulacağı bir eve öpe öpe taşınacağım. Bana buldukları yer 100.000 kişilik şehir ebatlarına İstanbul'a uygulayınca yaklaşık Beykoz'da kalıyor. Kendi kiraldığım ev ise İstiklal/Bağdat'ın bi arka sokağı tarzı aynı skalada. Bir de benim bulduğum evde 2 kız 2 erkek genç paylaşırken evi onların bulduğunda 70 yaşlarnda nine-dede, işçi karı-koca ve bir de 8-9 yaşında veletle paylaşacağım evi. Bu işçi adam bana bir de görüşünce çocuk pornosuna girme polis geliyo demişti... Oy oy oy..





NP: Teater of Tragedy - The Masquerader and Phoenix

Bremen Mızıkacıları'nın hiçbirinin mızıka çalmayışı

Danimarka'dan trene atlayıp, aradaki denizi de gemiyle geçip (trenin içinde!) Hamburg'a geldim. Orada beni karşılayan Belit Hanım'la da Bremen'de ki evine doğru yola çıktım. Şehir merkezine yakın Neustad isimli mekandaki klasik bi Almanya evi olan 3 katlı mekanın çatı katındaki odasında 5 gün geçirdim.
Şehrin kendi malı Beck's nerdeyse tüketilen tek bira çeşidi. Herkes Werder manyağı tabi bir de. Hayatımda yediğim en başarılı pizza'yı da burada yedim valla ne yalan söyliyeyim. Göteborg'un dandik pizzacılarından sonra ilaç gibi geldi. 7-eleven'sız bir şehir de görmüş oldum bu arada, garip geldi :). Onun dışında Göteborg kadar olmasa da büyük bir şehir.
Buradan şimdi olduğum mekana da Mitfhren ile bulduğum bir Alman'ın Mercedes'iyle 600km yol yaparak geldim. Eğlenceli bir yolculuk oldu ki diğer ihtimalin 13 saat trenlerden hoplamak olduğu düşünülünce mükemmel ötesi felam. Neyse bir şekilde Reutlingen'e de Stuttgart'tan bindiğim trenle geldim. Sonrası; az sonra!
NP: Theatre of Tragedy - Bring Forth Ye Shadow

Thursday, June 07, 2007

Megadeth Live in Copenhagen!

Tesadüflerle coşmuş bir yolculuk oldu Danimarka'dan geçişim. Göteborg'dan otobüse bindim salı sabahı öğleden sonra Kopenhag'da Danhostel'e bırakıp eşyalarımı süper hostum ve rehberim Tuna Hanım'la buluşştum. Ufak bir gezinti yapıp, ertesi gün için bana Hamburg biletini de aldıktan sonra güzel bir yerde yemek yedik; Belçika birası ve süper bi antrikotu mideye indirmenin mutluluğu tabi azaltmamıştı birazdan Megadeth izleyeceğim gerçeğinin oluşturduğu heyecanı. İçindeki müzik zevki depreşen Tuna'nın da gaza gelip ben de geliyorum demesiyle konser alanına beraber hareket ettik; VEGA club'a girdik, alt grup Hatesphere'den sonr aönlere ilerlerken birisi yanımıza gelip "Türksünüz galiba dedi" dumurlardan dumur beğendik tabi. Erasmus öğrencisi Kopenhag'lı bir rockermış arkadaş. Beraber bayağı bi' coştuk! Konser mükemmeldi, daha Tuna'dan resimleri almadm ama kendi çektiğim resimler ve setlist işte burda;

sleepwalker
wake up dead
set the world afire
skin of my teeth
devil's island
in my darkest hour
hangar 18
take no prisoners
tornado of souls
peace sells
gears of war
reckoning day
she wolf
washington's next
----
symphony of destruction
holy wars

Şarkılardan gözüktüğü gibi hayvani bir konserdi! Bir de the Scorpion olsaydı...
















Ertesi gün hostel check out'unda PanterAkay'la karşılaştım, muhabbet edip istasyona kadar takıldık. Bira ısmarladı sağ olsun :) Onların sweden rock treni gidince yanıma iki tane Texas'lı teyze oturdu, onlarla da bi yarım saat muhabbet ettik. Sonra da Hamburg'a doğru yola çıktım...

Kulakta Megadeth şarkıları..

Konserden ufak bir şey;
dave;how many of you play the guitar?
millet el kaldırır, bayağı bi kişi...
dave; how many of you are as good as me?
bir iki kişinin eli kalır...
dave; you lie!!-başla:kick the chair!!
NP:Megadeth - Kick the Chair

flashback

Pazartesi akşamı sözlüğe kendi başlığım altına girdiğim -bu tarzdaki tek- entry;
beynim dün gece tecavüze uğramış olsa da, sabah kabuslar görerek uyandıysam da son sınavıma girdim bu seneki o ruh haliyle ve iyi de yaptı, oldukça hem de; biletimi aldım; toplanıyorum şimdi bir bavul gidecekler, bir bavul arkadaşa bırakacaklarım; temiz bırakmam gereken odamı-her ne kadar haziran sonu itibariyle muhtemelen bir çinliye ev sahipliği yapacak olsa da- temizliyorum; ocağın kenarındaki yağları çıkartmak bile kolaydı ama dün geceden sonra. şimdi yarın hayatımın grubunu göreceğim*[MEGADETH] için oldukça; kariyer için önemli bi adım atıyor* olduğum için az-çok;şu 10 gün kısa bi tatil *[DANİMARKA * ALMANYA] yapıp ufak heyecanlar yaşayacağım için de nedensizce heyecanlıyım. özlediğim şeyler var, ama her geçen gün kendilerinin daha az önemli olduğunu hatırlatıyorlar, bu da başka şeylere yeni heyecanlar duymamı körüklüyor. mutlu değilim, ama neşeliyim. hiç böyle bi entry'm olmamıştı. varsın olsun. dört beş ay kuzeyin en güzel ülkesine bir müddet veriyorum; döndüğümde biraz daha az soğuk olsun lütfen!

NP:Megadeth - Symphony of Destruction