Sunday, September 23, 2007

2007 Turizm Çılgınlığı 5: Marsilya

Oslo çok soğuk geldi biz de ertesi hafta (şubat başı) Kaya ile 16 derece olan Marsilya'ya gitmeye karar verdik. Millet montla dolaşırken biz gömlekle dolaşıyorduk. E Göteborg'dan gelip bi hafta önce de Oslo'da olunca Marsilya sıcak geliyor.

Fransa'ya ilk gelişimdi ama Fransız Kültür'deki derslerimin boşa olmadığını ortamlarda muhabbet ederek Fransızca- kendime göstermiş oldum. Mutlu oldum :)


View Larger Map

NP:MD. 45 - Hell's Motel

2007 Turizm Çılgınlığı 4: Oslo

Ocak sonuna doğruu Kaya arkadaşımız beni Göteborg'da ziyarete geldi. Göteborg yeterince soğuk gelmemiş olacak ki ilk haftasonumuzda -10 derece olan Oslo'ya karar verdik. Yanımıza 2 Boğaziçili daha alıp (GBG'de okuyan Utku ve onu ziyarete gelmiş Stockholm'de Erasmus yapan bir arkadaş) yola koyulduk. Utku ve arkadaşı BÜSAS'çı ben ve Kaya da aynı odayı paylaşan COMPEC kulübünden olunca rölativitistik samimiyet de arttı tabi.

View Larger Map
NP: Massive Attack - Teardrop

Saturday, September 22, 2007

2007 Turizm Çılgınlığı 3: Göteborg

Tamam biliyorum bu bir turistik yolculuk değil ama sonuçta şehir şehirdir :).

View Larger Map

NP:Savatage - Sirens

2007 Turizm Çılgınlığı 2: Büchenbeuren

Okula dönmek üzere İstanbul'dan Almanya aktarmalı (havalimanı deiştirmeli şekilde) İsveç'e gidecekken, gökyüzü son 15 yılın en büük fırtınası çıkarmaya karar verdi.

İstanbul - Frankfurt uçuşu büyük sallantılarla 5 saat sürdü. Bayağı da efsane bi iniş oldu. Gelin görün ki Frankfurttan kalkış efsane değildi. Çünkü gerçekleşemedi. 100lerce uçuş, tren ve gemi seferleri iptaldi tüm Avrupa'da. Ben de 2 gün mahsur kaldım ufak bir Alman köyünde eğlenceli ve güzel bir anı oldu bu da böylece.

View Larger Map
NP:Satyricon - Black Lava (the smell of black metal 1995!!!)

2007 Turizm Çılgınlığı 1: Istanbul

İstanbul'a olan iki ziyareti tek harita ile aradan çıkartıyorum.

Aralık 16 - Ocak 18 arası ve 18 Mart - 16 Nisan arası İstanbuldaydım ben. [allah İsa'dan ve Paskalya Tavşanı'ndan razı olsun]


View Larger Map

NP: Satyricon - Possesed

2007 Turizm Çılgınlığı

Ek$i sözlük'ü takip edenler bilir, son bir kac sene icinde konserlerin cosmasi ile 200x konser cilginligi seklinde basliklar dogdu. Iste efendim, benim de basligim oradan esinlenildi (yazin danisman ekibim esinlenip bana soyledi). Once bunu acikliga kavusturup kendimi tohmet altindan cikartayim dedim. Sonra dava acmasin bana Sourtimes avukatlari. (Su cumleyi yazarken feci uyuz oldum, ulan biz yaziyoruz, siz parayi kazaniyosunuz, bari aciklayin figurleri ki, her yazar 1ytl verse isvec'e geri donerim algortmasi tersten de calisiyor mu gorelim? Neyse bu bambaska bir yazi konusu)

Bu sene biraz abarttim sanirim bazi seyleri. Turizm cilginligi yasattim bunyeye. "Insan bir kere genc oluyor cosalim" dedim, vuralim dedim felekin halkasina (comak alacak param kalmadi geziler sonrasi). Gelin hep beraber, tarihi biraz geri alip, o eski guzel gunlere, 2007 yilina donelim.

İzleyecek blog girdilerinde bu senenin gezilerini yazacağım; haydi hepberaber izleyelim (bkz.blogda televole sunucu tadı)

1- Istanbul
2- Büchenbeuren
3- Göteborg
4- Oslo
5- Marsilya & Aix en Provence
6- Kopenhag
7- Bremen
8- Reutlingen
9- Prag & Viyana
10- Amsterdam - Brüksel - Paris

NP: Satyricon - Now, Diabolical

Thursday, September 20, 2007

Holy Trinity 2007 Armadasını Tamamladım, Sıra Dartanyan'da!

Güncel müzik dinleme alışkanlığımın tepesine çöreklenmiş grupları 3 Silahşörler ve bir de en popüler adam Dartanyan olarak tanımlayabilirim. Müzikal değerler açısından 3lü tabri ettiği grup ayrıca kutsal üçleme tadında benim için. Bu yaz ise muhteşemdi çünkü bu 3lüyü canlı seyretme şansını buldum (yarattım aslında)!

Önce okulla iş arası boşlukta 5 Haziran günü Göteborg'dan kalkıp Kopenhag'a gidip izledim MEGADETH'i. İlgili blogal girdi;
5 Haziran 2007 - Hac Ziyareti için Kopenhag'a Gidiyorum (Umre)
Megadeth Live in Copenhagen

Temmuz sonunda ise the gathering'i Anneke ile beraber görmek için son şansımı kullanıp Çek Cumhuriyeti'ne gittim! İlgili yazılar burada.

ve işte sevgiliyle tatil planımızı yaparken bu güzel kadın benim en sevdiğim gruplardan birinin konseri olduğunu keşfetti, bana kalsa benim haberim bile olmazdı herhalde! İşte geçen perşembe akşamı o ünlü Elysee Montmartre'da sarılaraktan yeri geldiğinde bir PARADISE LOST konseri izledik! Bu da doruk noktası oldu yazımın.

Sırada ise Dartanyan var! Duman'ı da İstanbul'a dönünce izlersem bu sene cidden Kare As'ı yapmış olacağım.

NP: Lacrimas Profundere - Amorous

Kısa Kısa Tatil Notları (reismli hem de!!)

1-Yolculuğa 7 Eylül Cuma işten erken çıkıp kendimi trenle Stuttgart'a

Resimde hile var; eski bi resim bu Stuttgart garından, bu sefer çekmedim bişi zira.

2- Mitfahren sitesi yoluyla bulduğum adam ile Hamburg'a doğru uzun bi yolculuğa çıktık. Adam 50 yaşında gibiydi, arada Deep Purple, Jimi Hendirx CD'leri dinledik. Eğlenceliydi, fakat arkaya bağlı bi "trailer" olduğu için 120km ile gitmek zorunda olunca yol 8 saate çıktı. Olsundu.


3- Hamburg ZOB'da "significant other"ımla buluşup Amsterdam'a doğru otobüsümüze bindik!




4- Amsterdam'da kahvaltı edip çeşitli gece atraksiyonlarından sonra, Kuzey Denizi kıyısında süper plajı olan Nordwijk kasabasındaki "laid back" otelimize geçtik. Akşam da Amsterdam gecelerine aktık.


5- Amsterdam'da Sayntoloji (Scientology) Kilisesi de gördük biz! Karadeniz üzerinde oynanan oyunlarda onların da parmağı var biliyorum. Buradan kendilerine sesleniyorum, plan yapmayın plan!!!


6- Invader'ın Space Invaders Graffiti'lerinden birini gördük!

Bir diğerini İstanbullular iyi bilir; İşte o malum nesne ve "gösteren adam" Kazım;


7- Kanal turu yapmayanı dövüyolarmış..


8- Nordwijk'te bi barda güzel biralar denedim;

9- Trenle Brüksel'den sekip Paris'e gittik biz! Brüksel'de de bira denedik ama!




10- Paris!








NP: KYO - Derniére Danse

Tatil Sonrası Enerji Dolu Dönmek İşe

"Tatil Sonrası Enerji Dolu Dönmek İşe" yazıyor ya yukarda... Yok işte öyle bişi! Tatil sonrası insan sadece boş işlerle uğratığını anlayıp, "eah bana tatil verin, para da verin, çalışmicam ben" moduna geçiyor. Vallahi ya! Getirin bana kendi kendine toplanan yatak, otomatik temizlenen oda teknolojisini geri (bildiğin otel). Yani hele bi de insan uzaklardaki sevgilisiyle romantik bir tatil geçirdiyse, sonrasında kendisini uğurlayacağını bile bile, bitmemesini istemek o tatilin oldukça doğal.

Neyse bu bu blogal girdi sadece dükkanı açtığımın habercisi, bir de güncel durumum hakkında ufaktan bir ışık tutuş, bir izdüşüm yaratış. Öyle şiirselim anlayacağınız.

NP: KYO - Le Chemin

Thursday, September 06, 2007

Tatile Çıktım Gelicem

Kız arkadaşımla 2 gün Amsterdam+kuzey denizi plajında kafa dinlemece, üzerine 5 gün Paris'te romantik bir tatil olayına giriyorum. Özleyiniz!

Wednesday, September 05, 2007

Ufak bir Sarki Sözü...

MSN Spaces'de "space"'ini italik ve sekilli fontlarla yazilmis siirlerle süsleyen kizlara özendim bugün. O zaman Echo and the Bunnymen'den geliyor..

The Killing Moon


under blue moon i saw you
so soon you'll take me
up in your arms
too late to beg you or cancel it
though i know it must be the killing time
unwillingly mine
fate
up against your will
through the thick and thin
he will wait until
you give yourself to him
in starlit nights i saw you
so cruelly you kissed me
your lips a magic world
your sky all hung with jewels
the killing moon
will come too soon
fate
up against your will
through the thick and thin
he will wait until
you give yourself to him
under blue moon i saw you
so soon you'll take me
up in your arms
too late to beg you or cancel it
though i know it must be the killing time
unwillingly mine
fate
up against your will
through the thick and thin
he will wait until
you give yourself to him
fate
up against your will
through the thick and thin
he will wait until
you give yourself to him
you give yourself to him
la la la la la...
fate
up against your will
through the thick and thin
he will wait until
you give yourself to him
la la la la la...
fate
up against your will
through the thick and thin
he will wait until
you give yourself to him
fate
up against your will
through the thick and thin
he will wait until
you give yourself to him
la la la la la...

Sunday, September 02, 2007

Cennet Kaybetti - Gri

in this autumn rain
we're blessed with autumn skies (autumn skies)

i'm doing it for myself
not somebody else
i'm doing it for myself

calling out in shame
silence engrained
crying out your name
something wrong but beautiful, so beautiful

in this awesome rage
rejecting compromise (compromise)

undoing it for myself
not somebody else
undoing for myself

calling out in shame
silence engrained
crying out your name
something wrong but beautiful, so beautiful

like the dead fade away
life a debt... fade away

calling out in shame
silence engrained
crying out your name
something wrong but beautiful, so beautiful

calling out in shame
silence engrained
bu sonbahar yağmurunda
güze ait bir gökyüzü bahşedilmiş bize

sadece kendim için yapıyorum
başka biri için değil
sadece kendim...

sessizlik kazınmış utancımla sesleniyorum
adını haykırıyorum
yanlış ama güzel bir şey için, çok güzel...

bu muazzam öfkeyle
tavizi reddediyorum

kendim için geri alıyorum yaptıklarımı
başkası çin değil
kendim için

yüzümde utançla yalvarıyorum

sessizlik her yere kazınmış
adını haykırıyorum
yanlış ama güzel bir şey için, çok güzel...

ölenleri unuttuğumuz gibi
hayat da unutulan bir borç

sessizlik kazınmış utancımla sesleniyorum...

NP: Paradise Lost - Ash and Debris

NP: Paradise Lost - Grey

Saturday, September 01, 2007

Rant Casey: Chuch Palahniuk

Chuch Palahniuk'un yaz başında yayınlanan yeni romanını aldım geçenlerde; Rant: An Oral Biography of Buster Casey .

Değişik bir anlatım dili kullanmış bu sefer kendileri. Bir kişi hakkında bir çok kişiyle yapılan röportajların derlemesi tadında bir kitap bu. Her zaman ki Chuck rahat sızlıkları da mevcut.
Şu ana kadar ki en sevdiğim paragrafı paylaşacağım, ama önce ufaktan bir settingi sunalım;
Ufak çocuğun salak bir huyu vardır, aptalca bir şeydir, ve annesi durumu farkeder; acı bi ifadeyle çocuğa bakarak odasından çıkar. Bu olayı yorumluyor birisi;
times like that, you look like a failed experiment your parents will have to face for the rest of their lives. a booby prize. and your mom and dad, they look like a god, too retarded to fashion anything better than you.

you grow up to become living proof of your parents limitations. their less-than-masterpiece.

NP: Tiamat - Sympathy for the Devil