Tuesday, March 03, 2009

kısa kısa ama çok da kısa olmadan (no caps today ma'am)

Geçen haftasonu Ebru geldi. Cuma ve cumartesi gecesi bende kaldı. İkisinde de sabahın ilk ışıklarına kadar eğlenip sonrasında kendimizi buranın hamburgercisinde bulduk. Bir nevi "a tribute to bambi" durumu.

Az önce Aachen - Antwerp tren biletimi aldım bu cuma için. Kaya da araba kiraladı cuma-pzts arası. Cuma gecesi Antwerp'e eğlenmeyi öğretitkten sonra. Cumartesi+pazar öğlene kadar arabayla belçika turu; Pazar öğleden sonra Aachen'a arabayla geliş. Kaya ile Aachen'ı geziş ve geceyi evimde noktalamak. Pazartesi sabahı arabayla işe gidecek Kaya, beni de bırakır belki ;)

I am left heartbroken by my proxy for love. It was nice. I know we'll keep doing things and it, but I will no longer long to keep it as "we", honestly I will just demolish it for good as soon as I slide into a state of being where I won't need a proxy for love. Or probably I should do the former to have the latter...

Bu yaz Rockwerchter'e gidiyorum. İşe 12 Temmuz'da döneceğime göre rockwerchter sonrası Avrupa'nın güzel bir noktasında "chilling" mod takılabilirim. Aslında Temmuz'da olunacak en güzel yer İskandinavya'dır. Belki ikna olur bu sefer gelmeye...

TvTorrents kredilerim çok eriyor.

Çok güzel bir Café'm var, hep gittiğim. Café Kittel, PontStrasse üzerinde. Ebru'yu da götürdüm. Hastası oldu. Bu akşam da iş çıkışı tren biletleirni aldıktan sonra oraya gittim. Domates çorbası içip, ufak bir espresso arası üstüne Veltins'le devam ederken bir yandan yarın için olan Alamnca ödevimi yapıyordum. Verdienen'in salak perfekt formunu hatırlamadığım için bi' tane şık eksik kaldı. Aman...

Haftasonu saten yorgan ve ve yastık kılıfı aldım. Gelecek haftada kocaman bir yatak ve matras(?) alacağım ve bu ufak tek kişilik yatağı atacağım. 

Çekik'i öldürmeme az kaldı.

Şubat'ın 28 çektiğini unuttuğumdan kiramı geç ödedim.

Ağustos'da dünyadaki 10.000'ince günümü kutlayacağım. Lütfen Venom - 10.000 Days in Sodom'dan başka bir şarkı bulun bana o gün dinleyecek!

Postaneden epey pul aldım geçenlerde, mektup yazasım var. Kime yazasım olduğu konusunda fikrim yok. Adresinizi email atabilirsiniz levent.tuter@cimaeyl'a

Dün son clone wars bölümünü izlerken şu gözüme çarptı, şirindi;



NP: 
VNV Nation - Kingdom
VNV Nation - Rubicon
VNV Nation - Saviour
Depeche Mode - It's No Good

Screw you Twitter, I am No Bird, I am a Number!!!

Bir süre ihmal ettim blogumu. Hangimiz etmiyoruz ki? Eh tabi, blogun yoksa etmezsin; bana bunlarla gelme.

Neyse.

En son yazdığım 3-4 blog girdime baktım, zaten saçmalıyormuşum; bunu gördüm. Cidden, daha tutarlı işler çıkarmayı beklerdim. Yani böyle kişisel günce tadında işler vermek, link paylaşmak filan; tamam aramalar vs. saolsun siteye "hit" getiriyor ama ne ki yani? Bir şey yok ortada.  Hem feedback almak, hem de daha rahat yayılması açısından friendfeed/twitter güzel şeyler bunlar, kabul edeceğim bunu evet.

Bir yandan da şimdi twitter'a şu şekilde bir şey yazmak da saçma gibi geliyor düşününce;
Yeni projem gereği 2 ay boyunca HQ'da labda process geliştireceğim için Aachen'da kalacağım belli oldu [Çin ve Ohio ertelendi]. Bende bu fırsattan istifade Almanya'da yokum diye yazılmadığım Almanca kursuna yazıldım hemen ve derslere gitmeye başladım. Hocaya vuruldum, derse konsantre olamıyorum.


Sona doğru hafif kurgusallaşan, ama kişisel bir olay anlatan ufak yazılar, gitmiyor sanki twitter'a. Ama diğer yandan bu şekilde ufak bir biberleme dışında bir olayı olmayan cümleler bütününü de bloga koymak sığ, sıkıcı, ve so uncool* geliyor nedense. 

Bir yandan şu andaki girdim de özle girilen ilkokul seviyesinde bir münazaradan ibaret. Yoğurdun kırmızı olduğunu kanıtlasa biri bari. Ya da, münazara için başka örnek veremeyen insanların nasıl edebiyat hocası olduğunu açıklasın, ne bileyim ben.

Okuyan da New York Times'ın çehresini değiştiriyorum sanacak. Ben gene entropik bir şekilde bir şeyler saçmalarım. Kafaya takmamak lazım.

* uncool'a yıldız koydum. Zira geçen gün bir şeyler yazarken kendime, bazı Türkçe kelimeleri aramak yerine aklıma ilk gelen İngilizce kelimeyi yazmaya başladığımı gördüm. 3 yıl önce eski sevgilim bayağı bir çaba sarf ederek beni, o şimdilerde okul içi olmayan durumlarda kullanıldığını gördüğümde rahatsız eden, Boğaziçi Tarzancamdan arındırmıştı. Hatta bunu hatırladım geçen gece. Onu arayıp, teşekkür mü etsem dedim. Zira zamanında ilişkide olmanın dayanılmaz rahatsızlığı içinde durumu alt metinler ile değerlendirmiş, içten bir teşekkür etmemiştim; belki o zaman gerekmiyordu da. Şimdi ama öyle hissettim fakat durumun çok awkward olacağını farkedip, konuyu skip ettim. Next time artık. `:şaka swh` 

NP:
VNV Nation - Cold
VNV Nation - Frika
VNV Nation - Kingdom